Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Caferiler neden ellerini acarak namaz kilarlar?

Daraltma
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

    Caferiler neden ellerini acarak namaz kilarlar?

    NAMAZDA ELLERİN KONUMU


    Soru- Muhterem kardeşim, aşağıdaki soruma yanıt getirmenizi rica ediyorum: Caferiler olarak namazı elleriniz açık kılıyorsunuz; bunun sebebi nedir? Delilleriyle açıklarsanız memnun olurum..






    Cevap-107: Caferilerin namazda ellerini açarak namaz kılmaları bu konuda Ehl-i Beyt kanalıyla nakledilen hadislerden dayanmaktadır. Zira bu hadislerde namazda ellerin bağlanmasının sakıncalı olduğu açık bir şekilde vurgulanmıştır. Biz bunlardan sadece bir kaçını aktarmakla yetineceğiz:



    1- Muhammed b. Müslim, İmam Muhammed Bâkır (a.s) veya İmam Cafer-i Sadık'a (a.s) şöyle sordu: "Kişi namazda sağ elini sol elinin üzerine koyabilir mi?" Cevabında İmâm (a.s) "Hayır, bunu yapmamalıdır" buyurdu. (Vesâil-üş Şia, C.4, Namazı Bozan Sebepler, Bab: 15, Hadis: 1)



    2- Zürâre İmâm Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle nakletmektedir: "Namazını şevk ve huzur içinde kıl ve ellerini bağlama; zira bu fiil tarzını Mecusiler (büyüklerine karşı) yapmaktadırlar." (Aynı kaynak, Hadis: 2)



    3- Şeyh Sadûk kendi senediyle Hz. Emir-ül Mu'minin Ali'den (a.s) şöyle nakletmektedir: "Müslüman bir kimse namazında Allah'ın huzurunda durduğu bir sırada ellerini bağlayarak küfür ehli olan Mecusîlere benzememelidir." (Aynı kaynak, Hadis: 7)



    Zaten Ehl-i Sünnet'in de dört mezhebinden hiç birisi el bağlamanın farz olduğuna, hatta vacip olduğuna fetva vermemiştir. Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde sünnet olduğu söylenirken, İmam Mâlik'e bu konuda üç fetvâ isnad edilmiştir: a) Meşhur fetvası olan ellerin namazda açılması ve bağlanmaması gerektiği b) Ellerin göğüs ile göbek arasında bağlanması c) Mükellefin, bağlama veya açma hususunda serbest olduğu. (Bu konuda Ehl-i Sünnet'in şu kaynaklarına baş vurulabilir: (El-Mecmu', C.3, S.311, El-Lübâb, C.1, S.71, El-Muğnî, C.1, S.473, El-Hidâye, C.1, S.47, Şerh-u Feth-il Kadir,C.1, S.201, Neyl-ül Evtar, C.2, S.203, Şerh-ul Hidaye,C.1, S.102, El-Mebsut, C.1, S.23-42)



    Gördüğünüz gibi hiç bir imamları bunun farz olduğuna fetva vermemiştir. Ama maalesef insanlarımızın çoğu bunları bilmediği için birisinin eli açık namaz kıldığını görünce, hemen "Bu da nasıl namaz kılmaktır? diye itiraz ediyorlar.



    Hatta burada şunu söyleyebiliriz ki elleri açmak her halükarda ihtiyata daha uygundur. Zira elleri açarak namaz kılmak bütün imamların fetvasına göre yeterlidir ve insan vazifesini eda etmiş olur. En fazlası bir sünneti kaçırmış olur; bu da ona bir sorumluluk getirmez. Ancak elleri bağlamada bu ihtiyat söz konusu değil; zira Ehl-i Beyt İmamlarının hepsi istisnasız ve İmam Malik en meşhur fetvasında bunun caiz olmadığını söylemektedirler. Şimdi bu görüş doğru olduğu takdirde, insanın tedbir alabileceği mümkün olduğu halde, caiz olmayan bir şeyi yaptığı ortaya çıkmış olur...



    Yeri gelmişken Ehl-i Sünnet'in, bu amelin (el bağlamanın) sünnet olduğuna delil olarak gösterdikleri bazı rivayetleri de kısaca ele almamız uygun olur. Onların bu konuda ileri sürdüğü rivayetlerin en önemlilerinin üzerinde durmağa çalışacağız:



    1- Sehl b. Sa'd'ın Rivâyeti: Buhârî Ebu Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan şöyle nakletmiştir; dedi ki: "İnsanlara, sağ ellerini sol dirseklerinin üzerine koymaları emrediliyordu." Ebu Hâzim "Bana göre ravî bunu Resulullah'a isnad etmek istemiştir" diye de kendi görüşünü rivayetin altına eklemiştir. Buharî'nin hocası İsmail b. Ebi Üveys ise Sehl b. Sa'd'a isnad etmeden "Bu emir Resulullah'a isnad ediliyor" tespitinde bulunmuştur." (Feth-ül Bârî Fî Şerh-i Sahih-il Buhârî (İbn-i Hacer), C.2, S.224, Es-Sünen-ül Kübrâ (Beyhakî), C.2, S.28)



    Bize göre bu rivayete dayanarak Resulullah'ın böyle bir emirde bulunduğunu iddia etmek doğru değildir. Zira eğer gerçekten Allah'ın Resulü böyle bir şeyi emretseydi, o zaman "İnsanlara böyle emrediliyordu" demenin bir anlamı yoktur. "Resulullah böyle emrediyordu" denmesi gerekirdi. Bu da bu işin Resulullah'tan sonra emir sahibi ve halife olan kimselerden kaynaklandığını gösteriyor. Evet onlar güya böyle bir şeyin namazda daha çok huşuya vesile olduğu içtihadında bulunarak insanlara namazda böyle yapmalarını emrediyorlardı. İbn-i Hacer'in de bu konuda yaptığı açıklama bunu gösteriyor. O diyor ki: "Namazda böyle bir şekle bürünmenin (el bağlamanın) hikmeti, bunun zelil bir sâile yakışan bir durum olduğudur. Ayrıca bu, insanın boş şeylerle (saçı sakalıyla oynaması gibi) meşgul olmasına engel olur ve huşuya daha yakın bir durumdur. Buharî de bunu düşündüğü için ardından hemen "Huşu Bâbı" diye bir bâb açmıştır.



    Rivayetin altında İsmail'den nakledilen söz de bizce bu işin Resulullah tarafından değil ondan sonraki emir sahiplerinden kaynaklandığının karinesidir. Zira o diyor ki "Bu iş Resulullah'a isnad ediliyor." Demek ki Sünnetten olduğu kesin değildir. Sadece bir isnad söz konusudur; isnad edenin de kim olduğu belli değildir. İsmai'lin bu açıklaması dikkate alınırsa Sehl b. Sa'd'ın bu rivayetinin merfu' (senedi kopuk) bir durumda olduğu görülür. Böyle bir rivayet de hiçbir zaman başlı başına bir hüccet ve delil sayılmaz. İbn-i Hacer'in açıklaması da bu yöndedir; O diyor ki: "Hadis ehlinin ıstılahında bir râvînin "Şöyle isnad ediliyor" demesi o hadisi merfu' (senedi kopuk) olarak Resulullah'tan naklettiğini gösterir." (Feth-ül Bârî Fî Şerh-i Sahih-il Buhârî (İbn-i Hacer), C.2, S.224, 1. dipnot)



    İsmail'den önceki Ebu Hâzim'in dipnotuna gelince, gerçi o "Bana göre, Sehl bunu Resulullah'a isnad ediyor" diyerek hadisi merfu' olmaktan çıkarmağa çalışıyorsa da bizce bu yeterli değildir. Zira "Bana göre.." demesi onun da elinde delil olmadığı için bu konuda kesin konuşmadığını ve başkasından duyduğunu göstermektedir.



    2- Vâil b. Hacer'in Rivâyeti: Bu rivayet ise birkaç türlü nakledilmiştir:

    a)- Müslim Vâil b. Hacer'den şöyle rivayet etmiştir: "Resulullah'ı gördüm ki namaza girdiğinde, ellerini kaldırarak tekbir getirdi, sonra elbisesini üzerine sardı ve sağ elini sol elinin üzerine koydu; rukûa gitmek istediğinde ise elini elbisesinden çıkardı ve yukarı kaldırarak tekbir getirip öyle rükûa gitti..." (Sahih-i Müslim, C.1, S.382, Namaz Kitabı, Bâb:5)



    Evvela bu hadisin senedi zayıftır; zira senedinde "Hemmam" isimli râvî var. Ricâl âlimlerinden İbn-i Ammâr, onun hakkında "O itina edilmeyen bir râvîdir " demiştir. Yine Amr b. Şeybe, Affân'dan şöyle nakleder: "Yahyâ b. Said Hemmâm'ın naklettiği hadislerin çoğuna itiraz ediyordu." (Hüdes-Sârî, C.1, S.449)



    Saniyen, bu hadise delil olarak istinad etmek, bir fiile istinad etmektir. Bu ise ancak yapılan fiilin gerekçesi belli olursa doğru olur. Burada ise Allah Resulü'nün neden böyle yaptığı belli değil. Zira hadisin zahirinden anlaşılan şu ki Allah Resulü, elbisesinin etrafını toplayarak onunla göğsünü kapatıp sağ elini sol elinin üzerine koydu. Şimdi bunu bir sünnet olarak mı yaptı; yoksa böylece elbisesinin açılmamasını, bu vesileyle de soğuktan korunmasını sağlamak için mi yaptı? Bizce ikincisinin ihtimali daha büyüktür. En azından bu iki ihtimalin ikisi de söz konusudur. Onun için fiilin kesin nedeni belli olmadığı müddetçe bu rivayet delil olarak gösterilemez. Aksi takdirde namazda elbisenin vücuda sarılmasını da bir sünnet olarak görmemiz gerekir; çünkü râvînin dediğine göre Resulullah namazda bunu da yapmıştır; oysa kimse böyle bir şeyi iddia etmemiştir.



    Kaldı ki Resulullah, Muhâcir ve Ensârdan oluşan Medine'deki Müslümanlara, on yılı aşkın bir zaman zarfında sürekli namaz kıldırmış ve bütün fiilleri onun gözünün önünde cereyan etmiştir. Eğer böyle bir şey Resulullah'tan görülmüş olsaydı, bu, yaygın, hatta mütevâtir bir şekilde ashap vasıtasıyla çeşitli kanallardan nakledilir ve sadece Vâil b. Hacer'le sınırlı kalmazdı; hem de böylesine müphem bir şekilde!!



    Aynı konuda Vail'den birkaç rivayet daha nakledilmiştir ki sırasıyla onların da üzerinde durmağa çalışalım:

    Beyhakî kendi senediyle Musa b. Ümeyr'den, o da Alkame b. Vâil'den, o da babası Vâil'den şöyle nakletmiştir: "Resulullah namaza durduğunda sol elini sağ eliyle tutardı." Râvî diyor: "Ben Alkame'nin de aynı şeyi yaptığını gördüm." (Sünen-i Beyhakî, C.2, S.28)



    Evvela, bu rivayetin de senedi zayıftır. Zira senedinde Abdullah b. Cafer b. Necih vardır ki İbn-i Muin onun hakkında: "Bir şey değil" demiştir. Nesâî ise onun hakkında: "O terkedilmiş birisidir" tespitinde bulunmuştur. Veki'e onun hadisi getirildiğinde sözü keser (dinlemezdi). Evet onun zayıflığında ittifak edilmiştir." (Delail-üs Sıdk, C.1, S.87)



    Saniyen, Vâil'in birinci rivayeti hakkında dediğimiz burası için de geçerlidir. Yani burada da bir fiile istinad söz konusudur ve nedeni belli değildir. Sonra Resulullah'ın sürekli bu işi yaptığı vaki olsaydı, meşhur olur ve bunlar hep gözleri önünde cereyan eden onca sahabiden muhtelif kanallardan nakledilirdi; ama öyle olmadığı ortadadır. Hatta râvînin "Ben Alkame'nin de öyle yaptığını gördüm" demesi, onun da böyle bir şeyden haberi olmadığını ve ilk defa Alkame'de böyle bir şeye rastladığını gösteriyor.



    Beyhakî başka bir senetle de bu rivayeti Vâil b. Hacer'den nakletmiştir ki değindiğimiz sorunlar aynen orası için de geçerlidir. Üstelik onun da senedi zayıftır. Çünkü senedinde Abdullah b. Recâ'nın ismi geçmekte. Amr b. Aliyy-il Fellâs onun hakkında şöyle demiştir: "Çok karıştırır ve hata yapardı. Nakilleri hüccet ve delil sayılmaz." (Hüdes-Sârî, C.1, S.437)



    3- Abdullah b. Mes'ud: Beyhakî Abdullah'tan şöyle nakletmiştir: "Ben namaz kılıyordum ve sol elimi sağ elimin üzerine koymuştum. Bunu gören Resulullah (s.a.a), benim sağ elimi sol elimin üzerine koydu." (Sünen-i Beyhakî, C.2, S.28)



    Bu rivayetle ilgili olarak iki hususu belirtmekle yetineceğiz.. Evvela bu rivayetin senedi de zayıftır. Zira senedinde Heşîm b. Beşir vardır ki uydurmacılıkla meşhurdur. (Hüdes-Sârî, C.1, S.449)



    Saniyen ilk iman edenlerden sayılan Abdullah b. Mes'ud gibi alim sahabi, nasıl olmuştu da o güne kadar henüz namazın sünnetlerinden bihaber kalmıştı?! Yani o güne kadar bir kere olsun Allah Resulü'nün nasıl namaz kıldığını görmemiş miydi ki böyle basit bir hataya düşmüş olsun? Sizin akıl mantığınız böyle bir şeye ihtimal verebiliyor mu?!



    Bu konuda Sünnî kaynaklarda bir iki rivayet daha mevcuttur ki hem sened hem de muhteva açısından bunlardan daha zayıf bir durumda oldukları için, onları ele almaya lüzum kalmadığını düşünerek bu kadarıyla yetiniyoruz.



    Konuyla ilgili hatırlatılmasında fayda mülahaza ettiğimiz bir husus da şudur ki, ister Ehl-i Sünnet, isterse Ehl-i Beyt kaynaklarında bir çok hadisler nakledilmiştir ki onlarda Allah Resulü'nün nasıl namaz kıldığı sahabe tarafından izah edilmektedir. Gerçi bunların arasında bir takım farklılıklar mevcuttur; ancak hepsinin ortak bir noktası Allah Resulü'nün namazda elleri bağladığına dair her hangi bir açıklamanın onların hiç birisinde yer almayışıdır. Bunu da bizce böyle bir şeyin esasen söz konusu olmadığına bir karine olarak zikredebiliriz.



    Bir diğer husus da şudur ki Ehl-i Sünnet kaynaklarında namazda ellerini açan bir çok tabiînin de ismi geçmektedir ki, İbn-i Zübeyr, İbn-i Sirin, İbn-i Müseyyib ve Said b. Cübeyr bunlardan bir kaçıdır. (El-Müsannaf, C.1, S.428)



    Son bir hususu da aktarıp bu konuyu noktalamak istiyoruz. Yukarıda aktardığımız hususlara dayanarak diyoruz ki bizce el bağlama olayı, ya esasen asılsızdır; yada bazı Ehl-i Sünnet alimlerinin de değindiği gibi bu bir sünnet değil, namazda uzun zaman ayakta duranların istirahat etmesi için böyle yapmaya verilen bir ruhsattır. Mesela İmam Evzâî bu konuda mükellefin bağlama veya açma hususunda serbest olduğunu söyledikten sonra şöyle demiştir: "Elleri birbirinin üzerine koymalarına izin verilmeleri, onlara bir şefkat ve merhametten dolayı idi. Zira onlar uzun uzun ayakta ibadete duruyorlardı; öyle ki kan parmaklarının ucuna.iniyordu. Bu yüzden rahatlamak için kendilerine "Ellerinizi birbirinin üzerine dayarsanız bir sakıncası yoktur" denilmiştir." (El-Mebsût, C.1, S.23-42)



    Şimdi bütün bu açıklamaların ardından Suriyeli bir Sünni aliminin bu konudaki bir görüşünü aktarıp kararı sizin kendi akıl vicdanınıza bırakacağım. Doktor Ali Sâlûs bu konuda her iki tarafın fakihlerinin görüşlerini açıkladıktan sonra, devamen şöyle diyor: "Namazda ellerin bağlanmasının haram ve batıl edici veya sadece haram olduğunu söyleyenler, mezhebî bir taassup taşıyan ve Müslümanlar arasında ayrılık ve tefrikayı isteyen kimselerdir..." (İmamiye Şia'sının fıkhı ve dört mezheple farklı yönleri, S.183)



    Şimdi doktora ünvanı taşıyan bu zata sormak lazım: Siz neye dayanarak böyle ağır bir ithamda bulunabiliyorsunuz?! Acaba ellerindeki delillere dayanarak bu konuda böyle bir görüşe varan kimseler hakkında siz ne hakla böyle bir yargıda bulunabiliyorsunuz? Bu konuda hiçbir sağlam delile dayanmadığınız halde her kes sizin gibi düşünmeğe ve onca muhalif delili (özellikle Ehl-i Beyt gibi tertemiz bir kaynaktan gelen delilleri) görmezden gelmeğe mecbur mudur? Bunu en azından içtihadî bir durum olarak değerlendiremez miydiniz? Yoksa İslam, içtihad hakkını sadece size ve alimlerinize mi tanımıştır?! Siz, bu konuda takriben İmâmiyye ile aynı düşünen İmam Mâlik için de aynı şeyi söyleyebilir misiniz? Kaldı ki Ehl-i Sünnet'in bizzat kendi fakihleri benzer bir çok konuda, bazen birbiriyle taban tabana zıt fetvalar vermişlerdir. Şimdi biz onları mütaassıp ve tefrikacı olarak mı değerlendirelim? Sonra, bu mantık doğru olursa, burada mezhebi taassup ve tefrikacılıkla suçlanması gereken birisi varsa o da hiçbir sağlam delil olmadığı ve ennihaye bir sünnet söz konusu olduğu halde, namazda ellerin bağlanmasında ısrarcı davranan ve buna karşı olanları, söz konusu ağır ithamlarla damgalayan kimsedir, başkası değil!



    Rabbim, doğruları olduğu gibi öğrenip onlara ittiba etme cesaret ve samimiyetini hepimize nasip buyursun. Amin!


    #2
    Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


    وحدثني عن مالك عن أبي حازم بن دينار عن سهل بن سعد أنه قال كان الناس يؤمرون أن يضع الرجل اليد اليمنى على ذراعه اليسرى في الصلاة قال أبو حازم لا أعلم إلا أنه ينمي ذلك

    Abdullah b. Mesleme Malikden, o Ebu Hatimden rivayet etti ki: Sehl b. Sa'd şöyle dedi: "İnsanlara, sağ ellerini sol dirseklerinin üzerine koymaları emrediliyordu." Ebu Hatim dedi: "Onun (Sehl b. Sa'dın) nispet verdiğinden başka bir şey bilmiyorum."


    Buhari, "El camius Sahih"
    Malik ibni Enes, "Muavtta"


    1. Hadisin metnində "cemaate emr ediliyordu" deniyor. Böyle hadislere "merfu" değil "hükmen ref" hadis denir. bu hadis ise "merfu" hadisden bile aşağıdır.
    2. hadisde emr edenin kim olduğuna dair bir bilgi yok.

    not: Malik bu hadisi kendi kitabında aktarmasına rağmen kenidisi ve taifesinin elleri açık bir şekilde namaz kıldıkları bir gerçektir. hiç şüphe yok ki, eğer Malik kendisi hadisi sahih görse idi ...

    Yorum


      #3
      Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


      حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ، حَدَّثَنَا الْهَيْثَمُ، - يَعْنِي ابْنَ حُمَيْدٍ - عَنْ ثَوْرٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضَعُ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى يَدِهِ الْيُسْرَى ثُمَّ يَشُدُّ بَيْنَهُمَا عَلَى صَدْرِهِ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ ‏.‏

      Ebu Teube ... el-Heysem bin Humeyd ... Seur, Suleyman b. Musa, Tavus b. Keysanın şöyle dediğini haber verdi: "Rasulullah (s.a.a) namaz kılarken sağ elini sol elinin üzerine koyarak göğüsüne sıkardı"


      Ebu Davut, "Sünen", 759-cu hadis


      hadisde 3 problem var:

      1. el-Heysem b. Humeyd: Bu ravide Seur b. Yezid gibi "kaderi" olmuştur. bazıları onu siğa, bazıları zayıf görmüşlerdir. (İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib" 11/81)

      el-Heysem b. Humeyd


      2. Seur b. Yezid: Bu ravi hakkında muhtelif sözler söylenmiştir. Onun siğa olduğunuda, zayıf olduğunu da diyen var. onun hakkında meşhur görüş "kaderi" olduğudur. yani akidesinde problem var. üstüne üstlük babası Muaviye ile birlikte Hz. imama (a.s) karşı savaşırken öldürülmüştür. Hz. imam (a.s) hakkında "babamı öldüren insanı sevmiyorum" demiştir (İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib" 2/30)


      Seur b. Yezid


      3. Hadis murseldir. Tavus b. Keysan tabiin olduğundan Rasulullahı (s.a.a) görmemiştir.

      Tavus b. Keysan


      sonuç: hadisimizi 2 ihtilaflı ravi Tavus b. Keysandan rivayet ediyor ki, kendisi de Rasulullahı s.a.a görmemiştir. hadis zayıftır ve bu konuda delil olamaz.

      Yorum


        #4
        Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?



        حدثنا نصر بن علي أخبرنا أبو أحمد عن العلاء بن صالح عن زرعة بن عبد الرحمن قال سمعت ابن الزبير يقول صف القدمين ووضع اليد على اليد من السنة

        Nasr b. Ali ... Ebu Ahmed ... el-Ala b. Salih ... Zur`e b. Abdurrahman ... İbni Zübeyirnden şöyle duyduğunu rivayet ediyor: "Ayakları bir sırada koymak ve eli el üzerine koymak namazın sünnesindendir."


        Ebu Davud, "Sünen", hadis 754


        bu hadisde şiaya göre 3 ehli sünnete göre 2 problem var:

        1. Zur`e b. Abdurrahman: meçhuldür, başka hadisi bilinmiyor. hadis öğrenimi ve s. hakkında bilgi yoktur. (İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib" 3/281)

        2. el-Ala b. Salih: Bazıları onun siğa, bazıları ise zayıf olduğunu, Buhari ise onun hadislerine tabii olmamak gerektiğini söylemiştir. (İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib" 8/164)

        3. Abdullah b. Zübeyir: Bizim için Ehli Beytin a.s düşmanı, nasibidir. "Cemel" savaşında teyzesi ile birlikte Hz. imama a.s karşı savaşmıştır.


        sonuç: hadis zayıftır ve bu konuda delil olamaz

        Yorum


          #5
          Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


          حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكَّارِ بْنِ الرَّيَّانِ، عَنْ هُشَيْمِ بْنِ بَشِيرٍ، عَنِ الْحَجَّاجِ بْنِ أَبِي زَيْنَبَ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّهُ كَانَ يُصَلِّي فَوَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى الْيُمْنَى فَرَآهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى ‏.

          Muhammad b. Bekkar b. er-Rayyan ... Huşeym b. Beşir ... Haccac b. Ebu Zeynep ... Ebu Osman en-Nehdi ... : "İbn Mesud namaz kılarken sol elini sağ elinin üzerine koymuştu. Rasulullah (s.a.a) onu gördü ve sağ elini sol elinin üzerine koymasını emr etti"


          Ebu Davud, "Sünen", hadis 755


          أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنِ الْحَجَّاجِ بْنِ أَبِي زَيْنَبَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ رَآنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ وَضَعْتُ شِمَالِي عَلَى يَمِينِي فِي الصَّلاَةِ فَأَخَذَ بِيَمِينِي فَوَضَعَهَا عَلَى شِمَالِي ‏.

          ........Huşeym ( b. Beşir) ... Haccac b. Ebu Zeynep ... Ebu Osman en-Nehdi ... : ibni Mesud dedi: "Namazda sol elimi sağ elimin üstüne koyduğumda Rasulullah (s.a.a) beni gördü ve sağ elimi sol elimin üzerine koydu"


          Nesai, "Sünen", hadis 896


          حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ الْهَرَوِيُّ، إِبْرَاهِيمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَاتِمٍ أَنْبَأَنَا هُشَيْمٌ، أَنْبَأَنَا الْحَجَّاجُ بْنُ أَبِي زَيْنَبَ السُّلَمِيُّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ مَرَّ بِي النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَنَا وَاضِعٌ يَدِي الْيُسْرَى عَلَى الْيُمْنَى فَأَخَذَ بِيَدِي الْيُمْنَى فَوَضَعَهَا عَلَى الْيُسْرَى ‏.‏

          ......Huşeym ( b. Beşir) ... Haccac b. Ebu Zeynep es-Selami ... Ebu Osman en-Nehdi ...: "Abdullah İbn Mesud dedi: "Rasulullah (s.a.a) yanımdan geçti. Ben sol elimi sağ elimin üzerine koymuştum. O, Benim sağ elimden tutup sol elimin üzerine koydu"


          İbni Mace, "Sünen", 860-cı hadis


          Bu hadisi Ebu Osman en-Nehdi Abdullah İbn Mesuddan rivayət etmiştir. 3 hadis kitabında hadisin metnindeki ihtilaflar göz önündedir. ilave olarak:

          1. Haccac b. Ebu Zeynep: bu ravi hakkında ihtilaflar var. Bazıları onu siğa, Nesai, Ahmed b. Hanbel ve başkaları ise onu zayıf saymışlardır. Darektuni onu bir yerde siğa, diğer bir yerde ise zayıf saymıştır. (İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib" 2/177) el-Akili İbn Mesuddan olan bu hadis hakkında: "Ona tabii olunmaz" demiştir. (el-Akili "ed-Duafa" 1/283)

          2. Huşeym b. Beşir: Bu ravi hakkında ihtilaf var. ancak bir çok kimse onun müdellis olduğunda ittifak etmişlerdir. İbni Macenin "Sunen"inde bu hadisi Huşeym b. Beşirden Ebu İshak rivayət etmişdir. Ebu İshaq h.178-de dünyaya gelmiştir. Huşeym b. Beşir ise h.183-de dünyadan göçmüştür. Yani Ebu İshak maksimum 5 yaşında Huşeym b. Beşiri görmüştür.


          Huşeym ( b. Beşir)

          Yorum


            #6
            Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


            حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ الْوَاسِطِيُّ يَعْنِي الْمُزَنِيَّ، حَدَّثَنَا أَبُو يُوسُفَ الْحَجَّاجُ يَعْنِي ابْنَ أَبِي زَيْنَبَ الصَّيْقَلَ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِرَجُلٍ وَهُوَ يُصَلِّي وَقَدْ وَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى الْيُمْنَى فَانْتَزَعَهَا وَوَضَعَ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى‏.‏

            ... Ebu Yusuf el-Haccac b. Ebu Zeynep ... Ebu Sufyan (Talha b. Nafi) ... Cabirden (b. Abdullah) rivayet etmiştir: "Rasulullah (s.a.a) namaz kılan birinin yanından geçiyordu. O, sol elini sağ elinin üzerine koymuştu. Rasulullah (s.a.a) onun elini ayırıp sağ elini sol elinın üzerine koydu."


            Ahmet bin Hanbel, "Müsned"


            Ebu Yusuf el-Haccac b. Ebu Zeynep: Bu ravi hakkında yukarıda bilgi verdik. bir daha tekrar edelim ki, ihtilaflı bir ravidir.

            Yorum


              #7
              Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


              حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جُحَادَةَ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ وَائِلٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، وَمَوْلًى، لَهُمْ أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ عَنْ أَبِيهِ، وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، أَنَّهُ رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ كَبَّرَ - وَصَفَ هَمَّامٌ حِيَالَ أُذُنَيْهِ - ثُمَّ الْتَحَفَ بِثَوْبِهِ ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ أَخْرَجَ يَدَيْهِ مِنَ الثَّوْبِ ثُمَّ رَفَعَهُمَا ثُمَّ كَبَّرَ فَرَكَعَ فَلَمَّا قَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏"‏ ‏.‏ رَفَعَ يَدَيْهِ فَلَمَّا سَجَدَ سَجَدَ بَيْنَ كَفَّيْهِ ‏.

              Zuheyr b. Harb ... Affan ... Hammam ... Muhammed b. Cuhade ... Abdul Cebbar b. Vail, Alkame b. Vail ve Maule (azad edilmiş köle), babsı Vail b. Hucr Rasulullahı (s.a.a) namaza başlarken ellerini kaldırarak tekbir getirdiğini gördüğünü rivayet etdi. ... Hammam (Rasulullahın) ellerini kulaklarına kadar kaldırdığını göstermiş, daha sonra elbisesine sarınmış, sağ elini sol elinin üzerinə koymuştur. Rükuya varmak istedğinde ellerini elbisesinin arkasından çıkarmış, ellerini kaldırıp tekbir getirmiş ve rukuya varmıştır. "SemiALLAHu limen hamideh" dediği zaman ellerini yeniden kaldırmış, secde ederken iki elinin arasına secdə etmiştir."


              Müslim, "El camius sahih", hadis 923


              bu hadisde dikkatinizi Abdul Cebbar b. Vail ve Alkame b. Vail kardeşlere çekmek isterim. Abdul Cebbar babasını görmemiştir. Buharinin Tarihul Kebir adlı kitabında söylediğine göre O, babasından 6 ay sonra dünyaya gelmiştir. Abdul Cebbarın bu hadisi Maule (azad edilmiş köle) vasıtası ile babasından rivayet etmiş olduğunu varsayarsak hadis meçhuldür. ancak kardeşi (Alkame b. Vail) vasıtası ile rivayet ettiğini varsayarsak hadis meçhul değil. ancak yine problemler var. ilk önce Alkame b. Vail hakkında:

              صدوق إلا أنه لم يسمع من أبيه

              güvenilirdir, ancak babasından duymamıştır.


              İbn Hacer, "Takrib"


              وحكى العسكري عن بن معين أنه قال علقمة بن وائل عن أبيه مرسل

              el-Askeri (Yahya) İbn Mainden şöyle dedi: "Alkame b. Vail babasından mürsel(görmediği birinden hadis rivayet eden ravi)dir."


              İbn Hacer, "Tehzib"


              Abdul Cebbar b. Vail hakkında:

              عبد الجبار بن وائل بن حجر الحضرمي عن أخيه عن أبيه قال محمد بن حجر ولد بعد أبيه لستة أشهر

              Abdul Cebbar b. Vail b. Hucr el-Hadremi kardeşinden o da babasından. Muhammed b. Hucr dedi: "babasının ölümünden 6 ay sonra doğulmuştur."


              Buhari, "Tarihul Kebir"


              قال يحيى بن معين: وروايته ورواية أخيه عبد الجبار عن أبيهما مرسلة، لم يدركاه

              Yahya b. Main dedi: "Onun (Alkamenin) ve kardeşi Abdul Cebbarın babalarından olan rivayeti murseldir. Hiç birisi babasını görmemiştir"


              Nevevi, "Tehzibul-esma vel-Lugat", 426-cı ravi


              sonuç olarak Abdul Cebbar b. Vail babasını görmediğinden direk babasından rivayet edemez. ya köleden rivayet etmiştir ya kardeşi Alkame b. vailden. eğer Abdul Cebbar b. Vail köleden rivayet etmişse hadis meçhuldür. çünki kölenin kim olduğu bilinmiyor. yok eğer kardeşi Alkame b. Vailden rivayet etmişse hadis mürsel oluyor çünkü sünni rical alimleri onun Babasından duyduklarının mürsel olduğunu söylediler. yani bu hadis zayıftır ve bu konuda delil olamaz

              Yorum


                #8
                Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


                حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ هُلْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَؤُمُّنَا فَيَأْخُذُ شِمَالَهُ بِيَمِينِهِ

                Kuteybe ... Ebul Ahvas ... Simak b. Harp ... Kabise b. Hulb ... onun babası (Hulb et-Tai) dedi: RasulALLAH s.a.a. bize imamlık ederdi ve sağ eli ile sol elini tutardı.


                Tirmizi, "Sünen" 253-cü hadis


                bu hadisde iki kişi üzerinde durmak istiyorum:

                1. Simak b. Harp: bazıları onu siğa, bazıları ise zayıf saymışlardır.

                وروى أبو طالب ، عن أحمد ، قال : مضطرب الحديث

                Ebu Talip Ahmedden rivayet etdi: "(Simak b. Harp) Muztaribul-hadisdir. (Yani hadisi bir defa bir şekilde, bir defa ise başka bir şekilde rivayet ediyor)"


                وروى أحمد بن سعد ، عن ابن معين : ثقة ، وكان شعبة يضعفه

                Ahmed b. Sad İbn Mainden rivayet etdi: "güvenilirdir, Şube onu zayıf biliyordu"


                زكريا بن عدي ، عن ابن المبارك ، قال : سماك ضعيف في الحديث

                Zekeriyye b. Addi İbn el-Mübarekden rivayet etdi: "Simak hadiste zayıftır."


                Simak b. Harp


                2. Kabise b. Hulb: meçhuldür.

                قال بن المديني مجهول لم يرو عنه غير سماك

                İbn el-Medini dedi: "Meçhuldür. Ondan Simakdan başqa hiç kimse rivayet etmemiştir"


                وقال النسائي مجهول

                Nesai dedi: "Meçhuldür."


                İbn Hacer, "Tehzibut-Tehzib", 635-ci ravi


                sonuç, hadisimizin senedindeki ravilerden birisi ihtilaflı, bir diğeri ise meçhuldür. hadis zayıftır ve bu konuda delil olamaz.

                Yorum


                  #9
                  Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


                  حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَحْبُوبٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي جُحَيْفَةَ، أَنَّ عَلِيًّا، - رضى الله عنه - قَالَ السُّنَّةُ وَضْعُ الْكَفِّ عَلَى الْكَفِّ فِي الصَّلاَةِ تَحْتَ السُّرَّةِ

                  Muhammed b. Mahbub ... Hafs b. Giyas ... Abdurrahman b. İshak ... Ziyad b. Zeyd ... Ebu Cuheyfe ... Alinin şöyle dediğini bize haber verdi: "Namazda sağ eli solun üzerinde göbeğin altında tutmak sünnetdir."


                  Ebu davud, "Sünen", 756-cı hadis


                  Hadisin ravilerinden Ziyad b. Zeyd meçhuldür:

                  قال أبو حاتم مجهول روى له أبو داود حديثا واحدا عن علي

                  Ebu Hatim dedi: "Meçhuldür. Ebu Davud onun Aliden olan bir hadisini rivayet etmiştir."


                  İbni Hacer, "Tehzib"


                  sonuç: bu hadis senedine geçen Ziyad b. Zeydden dolayı meçhuldür ve bu konuda delil olamaz

                  Yorum


                    #10
                    Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?


                    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ، - يَعْنِي ابْنَ أَعْيَنَ - عَنْ أَبِي بَدْرٍ، عَنْ أَبِي طَالُوتَ عَبْدِ السَّلاَمِ، عَنِ ابْنِ جَرِيرٍ الضَّبِّيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ عَلِيًّا - رضى الله عنه - يُمْسِكُ شِمَالَهُ بِيَمِينِهِ عَلَى الرُّسْغِ فَوْقَ السُّرَّةِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرُوِيَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ فَوْقَ السُّرَّةِ ‏.‏ وَقَالَ أَبُو مِجْلَزٍ تَحْتَ السُّرَّةِ ‏.‏ وَرُوِيَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَلَيْسَ بِالْقَوِيِّ

                    ... İbn Cerir ed-Dabbi babasından (Cerir ed-Dabbiden) bize şöyle dediğini rivayet etdi: "Alinin sağ eli ile sol elinin bileyinden göbekden yukarıda tutduğunu gördüm."

                    Ebu Davud dedi: Said b. Cubeyrden göbekden yukarı rivayet edilmiştir.
                    Ebu Miclez dedi: Göbekten aşağı.
                    Ebu Hureyreden rivayet edildi ancak kuvvetli değil.


                    Ebu Davud, "Sünen", hadis 757


                    hadisimizdeki problem:

                    1. Cerir ed-Dabbi: meçhuldür.


                    Zehebi, "Mizanul-İtidal", 1474-cü ravi


                    sonuç: bu hadis zayıfır ve delil olamaz.

                    Yorum


                      #11
                      Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?

                      son olarak:

                      حكي عن عمر لمّا جيء بأُسارى العجم كفّروا أمامه فسأل عن ذلك فأجابوه بأنا نستعمله خضوعاً وتواضعاً لملوكنا ، فاستحسن هو فعله مع الله تعالى في الصلاة وغفل عن قبح التشبيه بالمجوس في الشرع

                      Acem esirler getirildiğinde Ömerin karşısında ellerini bir-birinin üzerine qoymuştular. Onlarda bunu etmelerinin nedenini sorduğunda "Şahlarımız karşısında huzu ve tevazu için böyle ederdik" dediler. Ömer bundan hoşlandı ve namazda ALLAH karşısında emretti. Ancak, namazda meccusilere benzemesinden qafletde kaldı" (Cevahirul-Kelam, 11/19)

                      sizce Buharinin Sehl b. Saddan rivayet ettiği hadisteki "emr ediliyordu" sözünden kast edilen kimdir?

                      Yorum


                        #12
                        Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?

                        Çok güzel hazırlanmış. Allah(c.c.) razı olsun.
                        "Biz aşkı neynevada öğrendik hani o ihanet diyarında zulme meydan okuyarak baş kaldıran kızıl güllerle."

                        Yorum


                          #13
                          Ynt: Caferililer neden ellerini acarak namaz kilarlar?

                          [quote author=SefaMerve link=topic=3955.msg78013#msg78013 date=1270536251]
                          Çok güzel hazırlanmış. Allah(c.c.) razı olsun.
                          [/quote]

                          amin ecmain

                          Yorum


                            #14
                            Caferiler neden ellerini acarak namaz kilarlar?

                            4 mezhep arasında en doğrusunu Malik yapmış. bakmış hadisler sağlam değil elleri açık kılmış

                            Yorum


                              #15
                              Ynt: Caferiler neden ellerini acarak namaz kilarlar?

                              [quote author=SefaMerve link=topic=3955.msg78013#msg78013 date=1270536251]
                              Çok güzel hazırlanmış. Allah(c.c.) razı olsun.
                              [/quote]
                              ''Ey göz!
                              Yaşla dolup taş,ağla ağla durmadan,
                              Çünkü kim ağlayacak şehitlere sonradan
                              Ağla o kervana ki taktir ile yürüyor,
                              Ahde vefa etmeğe ölüm onu sürüyor''


                              Yorum

                              YUKARI ÇIK
                              Çalışıyor...
                              X