Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Takkiyye Nedir?

Daraltma
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

    Takkiyye Nedir?

    Takkiyye Nedir?
    Takiyye, dinî, manevî veya dünyevî zararları önlemek için kişinin muhalifler karşısında imanını veya inancını gizlemesi demektir. Bu anlamda takiyye, her Müslümanın şer'î görevlerinden biridir ve bunun kökü Kur'ân'a dayanmaktadır.
    Kur'ân Açısından Takiyye

    Kur'ân-ı Kerim'in birçok ayetinde takiyye konusuna değinilmiştir ki, biz burada onlardan bazısına yer vereceğiz:

    a) "Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile hiçbir ilişkisi kalmaz. Ancak takiyye ederek onlardan korunmanız icap ediyorsa, o başka."(1)
    Bu ayet, açık bir şekilde müminlerin kâfirleri dost edinmelerinin caiz olmadığını, ancak can korkusu ve tehlikeleri önleme söz konusu olduğu zaman zahirde onlara dostluk izharında bulunabileceklerini ifade etmektedir

    b) "Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse kalbi iman ile dolu olduğu hâlde (inkâra) zorlanan başka-. Fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, Allah katından bir gazap onlaradır ve onlar için büyük bir azap vardır."(2)
    Müfessirler, mezkur ayetin nüzul sebebiyle ilgili olarak şöyle demişlerdir:

    "Bir gün Ammar b. Yasir, anne ve babasıyla birlikte kâfirlerin eline düştüler. Kâfirler, onlardan İslâm'dan el çekmelerini istediler ve onları küfür ve şirke zorladılar. Ammar'ın dışındakiler, Allah'ın birliğine ve Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi ve alih) 'in risaletine tanıklıkta bulundular. Bu yüzden onlardan bazıları şehit edildi, bazıları da İslâm düşmanları tarafından işkenceye tâbi tutuldu. Fakat Ammar, kalbî isteğine rağmen takiyye edip, kâfirlerin dediği şeyleri dile getirdi ve serbest bırakıldı. Allah Resulü'nün (sallalahu aleyhi ve alih) yanına vardığında dile getirdiği sözlerden dolayı endişeye kapılıp üzüldü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi ve alih) , ona teselli verdi ve mezkur ayet de bu konuyla ilgili olarak nazil oldu."(3)

    Bu ayetten ve müfessirlerin sözlerinden; cam korumak, maddîve manevîzararların önüne geçmek için Hz. Peygamber'in (sallalahu aleyhi ve alih) zamanında da kalbî inancın gizli tutulduğu ve İslâm'ın buna rıza gösterdiği anlaşılmaktadır.

    Zalim Ümeyyeoğulları ve Abbasoğulları devletleri tarih boyunca Şiîlere karşı savaş ilân ettikleri ve onları öldürmeye kalkıştıkları (4) için Şiîler, Kur'ân'ın emri doğrultusunda takiyye etmiş, gerçek inançlarını gizlemiş, böylece o zor şartlarda hem kendi canlarını ve hem de diğer Müslüman kardeşlerinin canlarını kurtarmışlardır.

    Açıktır ki, baskı ve istibdat ortamında Şia'yı yok olmakla tehdit eden zulüm fırtınası karşısında takiyyeden başka bir kurtuluş yolu yoktu. Dolayısıyla da eğer zalim padişahlar ve onların kuklaları, Şiîlere düşmanlık etmeseler, onları acımasızca katletmeyi bir devlet politikası olarak sürdürmeselerdi, Şia'nın takiyye yapması için hiç bir neden olmazdı.


    Ayrıca hatırlatmak gerekir ki takiyye, Şia'ya özgü bir şey değildir. Diğer Müslümanlar da, Handler ve her türlü haramı işleyen zalim iktidarlar gibi bütün İslâm mezheplerine muhalif olan kan içici zalimler karşısında, karşı koyma gücüne sahip olmadıkları takdirde, takiyye kalkanına sığınırlar ve canlarını koruyabilmek için kalbî inançlarını gizli tutarlar.



    Buna göre, eğer büyük İslâm toplumunun bütün üyeleri birbiriyle anlaşır, birlik, beraberlik ve uyum içinde yaşarlarsa, Müslümanlar arasında takiyye yapmak için bir ortam ve neden kalmaz.
    Sonuç:

    Bütün bu söylenenlerden şu sonuçlar elde edilmektedir:

    1- Takiyye, Kur'ân kökenli bir ilkedir ve ashabın davranışları, Hz. Peygamber'in (sallalahu aleyhi ve alih) de bu davranışları teyit etmesi, takkiyenin caiz olduğu ve İslâm'ın ilk yıllarında gerçekleştiğini göstermektedir.

    2- Şia'nın takiyye yapmasının sebebi, Şiîleri acımasızca katleden ve Şia mezhebini yok etmekle tehdit eden zulüm fırtınaları idi.

    3- Takiyye, Şiîlere mahsus bir şey değildir; diğer Müslümanlar arasında da mevcuttur

    4- Takiyye, Müslümanların canlarının korunmasını amaçladığı için, sadece kâfirlerin ve müşriklerin karşısında değil, karşı konulamayan veya kendisi ile mücadele etme şartları oluşmayan her zalimin karşısında yararlamlacak bir ilkedir.

    5- Islâm toplumu üyelerinin anlaşma içinde olmaları hâlinde, Müslümanlar arasında takiyye için bir neden kalmaz.



    kaynak1-AI-i İmrân,28

    2- Nahl, 106

    3- Celâluddin Suyutî, ed-Dürr'ül-Mensûr, c.4, s.131, Bey-rut.

    4- Şiîlerin Ümeyyeoğulları ve Abbasoğulları tarafından acımasızca katledilişi hakkında bilgi edinmek için, Ebu'l-Ferec-i İsfahanî'nin Makatil'ut-Talibiyyin, Allâme Eminî'nin Şüheda'ul-Fazile ve Muhammed Cevad Muğniye'nin eş-Şia ve'l-Hâkimûn adlı eserine bakınız.
    [img]http://img240.imageshack.us/img240/6638/salam83fb18fb1sqqm1ec6.gif

    #2
    Ynt: Takkiyye Nedir?

    Allah razi olsun kardesim


    Biliyorsan buyur konus...konusta feyiz alsinlar...bilmiyorsan tut dilini seni bir adam saysinlar

    Yorum


      #3
      Ynt: Takkiyye Nedir?

      Allah razı olsun inşallah..

      Yorum


        #4
        Ynt: Takkiyye Nedir?

        [quote author=gulistan_2 link=topic=3015.msg15315#msg15315 date=1239303111]
        Allah razi olsun kardesim
        [/quote]
        Gönülleriniz bir olmadıktan sonra sayıca çok olmanızın bir anlamı yoktur
        İmam Ali (a.s)

        Yorum

        YUKARI ÇIK
        Çalışıyor...
        X